Aslında bütün bunların temelinde, kadimden bu yana devam edip giden iman-küfür/iman-nifak mücadelesi yatmaktadır. Şeytanî vesveseyle peygamberâne ilham; Allah yoluyla şeytan yolu her zaman birbiriyle rekabet içinde olmuştur. Şeytan yardakçıları, her zaman peygamber yolunda yürüyenlere karşı farklı şekil ve kalıplar altında düşmanlıklarını izhar etmişlerdir. Ne var ki birileri, bu Faust-Mefisto mücadelesini doğrudan doğruya dini ve dindarları hedef alarak yürütürken, bazıları da dindar görünmek suretiyle aynı şeyi yapmışlardır. Evet, bu iki kesimin yol ve yöntemleri farklı olsa da mücadeleleri, mücadeleleriyle ulaşmak istedikleri hedef aynıdır.
Cennet’e Merdiven Dayasanız Dahi…
Günümüzde Allah’ın izni ve inayetiyle dünyanın dört bir yanına açılan adanmış ruhların eliyle çok önemli hizmetler yapılıyor. Anadolu insanının ektiği tohumlar inşâallah on sene, yirmi sene sonra toprağa ekilen tohumların filizlenmesi gibi neşv ü nema bulacak. Evet, bugün, Rabbimin inayet ve lütfuyla, birbiriyle anlaşan insanların bulunduğu, sevgi ve barışın hâkim olduğu huzur adacıkları oluşuyor.
İşte bütün bu gelişmeler hazım problemi yaşayan, kavga yanlısı olan, haset, kin ve nefrete kilitli insanları rahatsız eder/etmiştir/edecektir. Onlar, bütün imkânlarını, hayır yolunda değil de, yeni bir baharın gelmesi adına seferber olan insanları yürüdükleri yoldan vazgeçirme istikametinde kullanacak, yürüttükleri psikolojik savaşla Anadolu insanının kuvve-i mâneviyesini kırmaya ve onların morallerini bozmaya çalışacaklardır. “Çamur at, izi kalsın.” mülâhazasıyla hareket edecek, akl-ı selimin kabullenmesi mümkün olmayan nice iftiralar ortaya atacak ve “yığın” kategorisinde mütalâa edilebilecek insanların bakışlarını bulandırıp başlarını döndürmeye çalışacaklardır.