demeli ve Hak’tan inayet tecellilerinin eseceği ânı beklemeye durmalıyız. Zulüm ve haksızlıklar din düşmanlarından da gelse, a’raftakilerden de gelse, hasede yenik mü’minlerden ya da şeklen Müslüman gözüken ve alnını yere koyan kimselerden de gelse biz, bu konudaki duygu, düşünce ve temel disiplinlerimizden kat’iyen fedakârlıkta bulunmamalıyız. Bağrımız her zaman herkese açık olmalı, herkese sevgi buketleri göndermesini bilmeliyiz. Bize ok atanlara karşı, oklarımızın ucuna birer gül takmalı, onların dünyalarına güller yağdırmalıyız. Onlar ister bunu anlasın ister anlamasınlar. Biz, usûl ve üslup adına Kur’ân ve Sünnet’ten ne anlıyorsak son nefesimizi verinceye dek ona sadık kalmaya devam etmeliyiz.
193 Âl-i İmrân sûresi, 3/110.
245