İçeriğe geç

“Geceyi gündüzün üstüne, gündüzü de gecenin üstüne doluyor.”13 âyeti, kullandığı malzeme itibarıyla, gece ve gündüzün birbirini takip etmesini, sarığın başa sarılması gibi, ışık ve karanlığın, yerkürenin başına “sarık gibi dolanması” sözüyle anlatıyor. Bir diğer âyette ise “Arkasından da yeryüzünü mücessem kat’ı nâkıs (yani yerküreyi elips şeklinde) söbüleştirdi.”14 diyerek müşahidlere peygamberlik buudunda varılmış en nihaî noktayı göstermektedir.

Mekân Genişlemesi

“Semayı biz kendi elimizle kurduk ve sürekli genişletmekteyiz.”15 Bu genişleme ister Einstein’ın anladığı mânâda, ister Edwin Hubble’in Güneş Sisteminin dahil olduğu galaksiden, nebülözlerin uzaklaşması şeklinde olsun fark etmez. Önemli olan Kur’ân’ın, ana temaya parmak basıp, tecrübî ilimlerin çok önünde zirveleri tutup onlara ışık neşretmesidir.

3. Meteoroloji

17