“Ümmetimin fesada gittiği bir dönemde, Sünnet’ime sımsıkı sarılana yüz şehit ecri vardır.” 1 deniliyor. Sünnet-i Seniyye’yi öğrenip asrın şartları içinde tatbik keyfiyetini açıklar mısınız?
Bu meselenin de yine elimizdeki kitaplarda fevkalâde terkibi yapılmış ve Sünnet yolu, Hakk’a vâsıl olmanın merdiveni, mirkadı gösterilmiştir.2 Evet, hem yolu gösterilmiş hem de o yola fevkalâde teşvik yapılmıştır. Bu yol, öyle bir yoldur ki, binlerce veli ve binlerce dimağın bir araya gelmesiyle bulunacak bütün yollar ve o yolların mukaddes düstur ve prensipleri, Sünnet-i Seniyye’nin en küçük meselesi yanında, çok küçük ve sönük kalacağı hakikatini, asrımıza kadar, yüzlerce hakikat eri, yüzlerce mürşid, tekrar ber tekrar anlattı ve Sünnet yolu, din yolu olduğuna tembihte bulundular.
Farzlardan âdâba kadar, dinî hayatı bize talim eden Allah’ın (celle celâluhu), davranışlarını doğrudan doğruya kontrol altına aldığı, her iş ve hareketinde hayra yönlendirilen Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), bize hayatı talim etmek üzere gönderilmiş bir insandı. Farzı, vacibi, sünneti, müstehabı ve âdâbıyla…
Dipnotlar
- 2 Meselâ bkz.: İmam Rabbânî, Mektubat 1/87 (75. Mektup), 1/99 (94. Mektup), 1/182 (210. Mektup), 1/240 (260. Mektup); Nursî, Bediüzzaman Said, Mektubat s.17-18 (Beşinci Mektup); Lem’alar s.25-37 (Dördüncü Lem’a) s.71-89 (On Birinci Lem’a).