İçeriğe geç

Bundan başka, Kur’ân-ı Kerim’de sadece içinde yaşadıkları cemaatlere elçi olarak gönderilen peygamberlerin bu hususî elçilikleri açıkça anlatılarak cihan peygamberiyle diğerlerinin farklılıklarına dikkat çekilmiştir. Meselâ Hazreti Nuh (aleyhisselâm) için “And olsun, Nuh’u da kavmine gönderdik: Ey kavmim, dedi. Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka mâbudunuz yoktur.”16 Keza, Hazreti Hud (aleyhisselâm) için “Âd kavmine de kardeşleri Hud’u gönderdik: Ey kavmim Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka mâbudunuz yoktur.”17 Bunun gibi Hazreti Salih’le alâkalı olarak da, “Semud kavmine de kardeşleri Salih’i gönderdik: Ey kavmim dedi. Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka mâbudunuz yoktur.”18; 80. âyette19 Hazreti Lut için, 85. âyette Hazreti Şuayb için aynı şeyler ifade buyrulmakta20; hatta Kur’ân-ı Kerim’de, bu peygamberlerin anlatıldığı hemen her yerde, onların kendi millet ve kendi cemaatlerine peygamber olarak gönderildiklerine de dikkat çekilmektedir ki bu da Kur’ân-ı Kerim’in meseleyi mutlak ve müphem bırakmayıp, “Kim cihan peygamberi, kim değil; kim kavim ve kabilesini irşada memur edilmiş, kim bütün insanlığı aydınlatmakla vazifelendirilmiş” bu hususları tasrih ettiğini göstermektedir.

225