İçeriğe geç

Sen “âşık” olacaksın Allah ve Resûlü “mâşuk” olacak. İnsanları sadece Allah için seveceksin. Bunlar meselenin müsbet yönüdür. Bir de meselenin menfi yönü var ki, o da küfür ve küfran yoluna karşı bir tavır belirlemenin gerekli olduğudur. Evet, hakikî mü’min iman sevgisi kadar dalâlet yoluna girmemede kararlı ve gerilimi tam olmalıdır ki, kendi olarak kalabilsin. Ne var ki gerilimi muhafaza etmek, elde etmekten çok daha zordur. Onun içindir ki bu mevzuda sebat ve azim birer ön şarttır. Gerilim yer yer ünsiyet ve ülfetle gevşeyebilir. Davaya karşı bir alışkanlık olur. Bazen de araya bencillik, hırs, tamâ, makam sevgisi, rahat ve rehavet düşkünlüğü gibi şeyler girer, hizmet aşk ve şevkini söndürür, ruhu yozlaştırır ve iradeyi de felç eder. Bir devre gece gündüz demeden hak davası uğruna koşup duran biri, daha sonra her arandığında ayrı bir bahane ile hizmetten kaçıyorsa, gerilim gevşemiş ve o da kokuşmaya yüz tutmuş demektir. Hâlbuki çok ciddî bir metafizik gerilim isteyen böyle bir mevzu, gerilimini kaybetmiş insanlarla tahakkuk ettirilemez.

İmanla kanatlanmış mü’minler, her mevzuda olduğu gibi, metafizik gerilim ve aksiyon hususunda da çok dikkatlidirler. İçlerinde, alnından öpülmeye lâyık niceleri vardır ki, her an arkadaşlarına misal teşkil edecek şekilde metafizik gerilim örnekleri vermektedirler. Hatta bunlardan birisini hiç unutamıyorum. Bir gün kendisine “İki-üç gece evde kal da şu işi yapıver.” demiştim. Verdiği cevap aynen şu olmuştu: “Salih amel adına yapmaya azmettiğim şu son işten sonra ben hiç evimde kalamıyorum ki…”

90