İçeriğe geç

Ve son olarak burada şunu da arz edeyim: Camilerde yapılan nikâh ve iman tecdidi gibi aslı esası olmayan ve bir mânâ ifade etmeyen sözlerin mü’minlere kazandıracağı hiçbir şey yoktur. Hele nikâh gibi, ciddî bazı esaslara bağlı bir meselede, إِنِّي أُرِيدُ أَنْ أُجَدِّدَ الْإِيمَانَ وَالنِّكَاحَ demek sadece bir tevbe olarak değil, söz, dil kaideleri bakımından da tenkide açıktır. Çünkü adam: “Ben nikâhımı ve imanımı yenilemeyi düşünüyorum.” diyor. Yenilediğini de söylemiyor. Yani, düşünüyorum, ileride yenileyebilirim, demek istiyor. Allah korusun, bu çok tehlikeli bir ifadedir. Çünkü bir insan, bilerek veya bilmeyerek kelime-i küfrü telaffuz etmişse hemen anında tecdid-i iman etmesi lâzımdır. Bunun yegâne çaresi vicdanından gelerek, işlediği bütün günahlara, ciddî bir hiss-i nedametle arkasını dönüp أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ demektir. Bunun ise tehire tahammülü yoktur. Müslümanları boş şeylerle avutmak faydasızdır.

Ciddî tevbe edelim. Her hata ve her sürçmemizden ürperelim ve Allah’a yönelelim. Bütün bunları yaparken de Allah Resûlü’nün talim ve irşad daireleri içinde kalmaya çalışalım.

1Tahrim sûresi, 66/8.

2Zümer sûresi, 39/54.

3Tirmizî, tefsir (83) 1; İbn Mâce, zühd 29.

4Bediüzzaman, Lem’alar s.9 (İkinci Lem’a, Birinci Nükte).

5Buhârî, daavât 4; Müslim, tevbe 3-7; Tirmizî, kıyame 49; İbn Mâce, zühd 30.

6Buhârî, meğâzî 35; Müslim, tevbe 56; Ebû Dâvûd, eşribe 5; Nesâî, sârık 1; İbn Mâce, ikâme 78. (Lafız İbn Mâce’ye ait.)

7Müslim, îmân 95; Tirmizi, birr 17; Ebû Dâvûd, edeb 59.

8Enbiyâ sûresi, 21/98.

9Bkz.: Buhârî, iman 9, 14; Müslim, iman 67.

10Tahrim sûresi, 66/8.

11Bkz.: Nisâ sûresi, 4/48.

12Hâkim, el-Müstedrek 1/730; Heysemî, Mecmau’z-zevâid 10/117, 180.

54