İçeriğe geç

Bizde hâlâ bazı çevrelerin “pozitivizm” deyip materyalizmi müdafaa etmeleri, materyalizmi müdafaa ederken de “Marksizm”in çerik çürük ve modası geçmiş ütopyasına takılıp kalmaları ne hazin, ne acı ve ne utandırıcıdır! Allah’tan, bunların propagandaları çok aptalca ve ancak çocukları kandırabilecek seviyede olduğundan hedeflenen noktalara kat’iyen ulaşamamakta, akıl, firaset, basiret ve iz’an insanlarına çarpıp kırılmakta; dolayısıyla da, dünyanın gaflet yıllarına nispeten tesiri daha da mevziî kalmakta ve bu mevziî durum da her geçen gün biraz daha daralmaktadır.

Evet, günümüzde az buçuk okuyup anlayanlar, anladıklarıyla yeni terkiplere ulaşabilenler, pozitif ilimlerin her şey olmadığını, aksine, onun o dar ve tek buudlu çerçevesinin dışında daha dünya kadar akıl kaynaklı, ruh kaynaklı, vicdan kaynaklı ve ilham kaynaklı pek çok ilimlerin bulunduğunu; bazen bunlardan birinin, bazen de birkaçının, insanlık tarihinde oldukça derin ve silinmez izler bıraktığını, ona nispeten pozitivizmin deryada katre kaldığını çok iyi bilirler.

Kaldı ki, pozitif ilimlerin insanlık adına ahlâkî bir hedeflerinin bulunduğunu söylemek de oldukça zordur. Zordur; zira onların biricik gayesi maddeyi tahlil edip tanıma ve ondan olabildiğince yararlanmaktan ibarettir. Atom fiziği ve kimyevî reaksiyonlar, tevlid edecekleri şeyin ahlâkî neticelerinden sorumlu değillerdir. Bu itibarla da bunlar, mü’min ve emin ellerde olmadıkları sürece, Hiroşimaları, Nagazakileri ve daha kim bilir nice yerleri, açık-kapalı saran sis ve duman, daha nice yerlere fezaat ve fecaat yağdırmaya devam edecektir…

98