İçeriğe geç

Şimdi, eğer sürat lizâtihî değil de, hedef ve neticeleri itibarıyla matlupsa, acaba bugün insanımız, otobüs, tren, transatlantik ve ses süratini aşan uçaklarla, insanî değerleri adına gerçekleştirmeyi planladıkları hedeflere, emellere ulaşabilmişler midir? Ulaşabilmişler midir ki, biz de daha şimdiden kurgu bilimlerle referansını aldığımız gerçek tekarub-i zaman ve mekânı bir gaye-i hayal ve bir ideal olarak bekleyelim? Bu soruyu müspet olarak cevaplamamız oldukça zordur. Zira, şimdilerde sürat, onunla hedeflenen gayenin çok gerilerinde bulunmakta…

Bir dünya düşünün ki o dünyada taksiler, otobüsler, trenler, yatlar, transatlantikler, uçaklar, bir oraya, bir buraya, gayesiz, idealsiz, hesapsız, kalbî, ruhî hayata kapalı ve akıbet mülâhazasından mahrum bir kısım serâzad gönülleri, tıpkı eşya taşıyor gibi alıp götürüyor, indirip-bindiriyor.. veya bu insanlar teknolojik imkânları, lunaparklardaki çakırkeyf çocukların kullandıkları gibi kullanıyorlar.. rica ederim böyle bir sürat veya sürat teknolojisi ne işe yarar?

Sürat, vakit kazanmak ve az zamanda pek çok iş yapmak, pek çok yere ulaşmak için ise, kazanılan vakit, ortaya konan iş ve ulaşılan yerler, süratin ötesinde daha önemli gayeler için değilse, Yunus’un ifadesiyle her şey bir kuru emek sayılmaz mı.?

100