Evet, bugün insanlığın en önemli problemi imansızlık ve irfansızlık problemidir. Hayatın hemen her alanında olumsuz tesirleri görülen bu problem halledileceği âna kadar da insanoğlu kendini kahreden bu ruh sefaletinden ve her çeşidiyle sefâhetten sıyrılamayacak, kat’iyen kalıcı bir mutluluğa eremeyecek ve dağınıklıktan kurtulamayacaktır. Ekonomik durumu ve maddî refahı iyi olabilir; ama o asla değişik bunalımlardan, hezeyan türü şeylerden ve bilmem daha adı konmamış ne çeşit çılgınlıklardan sıyrılamayacaktır. Bugün çok geniş imkânlara sahip öyle ülkeler, öyle milletler ve öyle devletler var ki, buralarda bunalım doruk noktada, hezeyan şeytanları utandıracak çizgide, çılgınlık ise ahvâl-i âdiyeden bir şey…
Bu ruh sefaleti ve bu mâneviyatsızlık devam edecek olursa, bizim dünyamız da bu ruhî çöküş ve çözülüşten mutlaka nasibini alacaktır –almasın inşâallah– zira;
Batılı ülkelerde çanlar çoktan çalmaya başladı ve aklı erenler daha şimdiden değişik çözülüş senaryolarından bahsediyorlar. Bilmem ki bütün bunlar, bizim için kendi ruh ve mânâ köklerimize dönme zamanının gelip geçtiğini göstermiyor mu? İnşâallah çok geç kalmamışızdır..!