Niçin insanın başı koptuğu zaman ölüyor? Çünkü bu, Allah’ın bir kanunudur… Kanun, Allah’tan gelir, Allah’a gider. Ama bazısının gelişi Allah’tandır da, gidişi Allah’ın gazabınadır. Ve yine kanun da vardır ki Allah’ın lütfuna gider. Namaz kılma, sadaka verme, iyilik yapma hep birer kanundur ve hepsi Allah’ın rızasına giderler. Öyleyse biz kâinatta hayrın-şerrin, güzelin-çirkinin, insanın içinde hoşnutluk veya burkuntu hâsıl eden her şeyin iç içe olduğunu görüyor ve bütün bu iç içe olan şeylerin ötesinde Allah’ın tasarrufunu müşâhede ediyoruz.
“Kanunlar Allah tarafından vaz’edildi.” diyor ve bununla şu neticeye varıyoruz: Her hayrın yanında bir şer ve her şerrin yanında bir hayır vardır. Çok kere hayır dediğimiz yolun esasen şerre, şer dediğimizin de bir hayra dayalı olduğunu görürüz. Hayır ve şerrin birbiriyle iç içe olduğu bu kanunları vaz’eden ise Allah’tır. Hırsıza yol gösterme de bir hidayettir. Ve işte Cenâb-ı Hak: فَاهْدُوهُمْ إِلَى صِرَاطِ الْجَحِيمِ“Onları Cehennem yoluna hidayet edin.”11 derken bu mânâya işaret buyurmaktadır. Onun içindir ki biz, Cenâb-ı Hak’tan hidayet isterken, bu yolun mutlak hayır yol olmasını ve neticede muradımıza ancak bu şartla ulaştırmasını istemiş oluyoruz. Yolun neticesinde bir hayır ve hayır neticesinde de Allah’ın rızası yoksa, o yol Allah’ın belâsıdır. O yolda giden de Allah’ın belâsına maruz kalır.
e. İnsan Ruhu ve Sırat-ı Müstakîm
Dipnotlar
- 11 Sâffât sûresi, 37/23.