Kur’ân-ı Kerim’in Allah (celle Celâluhu) Kelâmı Olduğunun Ve Efendimiz’in (sallallâhu Aleyhi Ve Sellem) Risaletine En Büyük Şahit Olduğunun Delilleri
KUR’ÂN-I KERİM
1. Basit bir tetkik, Kur’ân’ın dil ve ifade yönünden hiçbir kitaba benzemediğini ortaya koymaya yetecektir. Ayrıca, üslûp, mânâ ve muhteva bakımından da Kur’ân, eşsiz ve emsalsizdir. O hâlde, ya Kur’ân, şimdiye kadar yazılmış bütün kitapların altında bir yere sahiptir -ki bunu şeytan bile iddia edemez- ya da onun her kitabın üstünde bir yeri vardır. Öyleyse, Kur’ân bir beşer sözü değildir.
2. Bizzat Kur’ân-ı Kerim’de Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) hitaben meal olarak şöyle buyrulur: “Sen bundan önce ne bir kitap (yazı) okur, ne de elinle onu yazardın. Öyle olsaydı, bâtıla uyanlar, şüphe duyarlardı.”1
Evet, o gün bugündür hâlâ okuyup-yazmışlara, en büyük bilgin ve ediblere, aynı anda tüm insanlığa yönelik olan bu meydan okumayı yapan, okuma-yazması olmayan bir Zât’tır (sallallâhu aleyhi ve sellem). İlimlerin bir bakıma zirveye ulaştığı kabul edilen şu zamanda, fizikçisi, kimyacısı, astronomu, tabibi, sosyoloğu, edebiyatçısı ile bütün ilim ve edebiyat ehline O Zât, “Haydi, elele verin de, fazla değil, Kur’ân’ın sûrelerinden tek bir sûrenin mislini getirin.”2 diyor. Bu bile, Kur’ân’ın O ümmî Zât’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) değil de, Allah’ın kelâmı olduğuna kâfî bir delil ve şahit değil midir?
3. Yine Kur’ân’da mealen: “Eğer kulumuza indirdiğimiz (şu Kur’ân’da az bir) şüpheniz varsa, haydi onun benzeri bir sûre getirin. Allah’tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) de çağırın. Eğer iddianızda doğru iseniz.”3; “Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? De ki: Eğer sizler doğru iseniz Allah’tan başka (çağırmaya) gücünüzün yettiklerini de çağırın da onun benzeri bir sûre getirin.”4 buyrulmaktadır.
Dipnotlar
- 1 Ankebût sûresi, 29/48.
- 2 Bkz.: Bakara sûresi, 2/23; Yûnus sûresi, 10/38.
- 3 Bakara sûresi, 2/23.
- 4 Yûnus sûresi, 10/38.