İçeriğe geç
10. Bölüm

İ. Peygamberimiz’in Gelecekle Alâkalı Haberleri Nübüvvetinin Ve Risaletinin Delilleridir

1. Bir insanın, bırakın gelecekle ilgili hâdiseleri, içinde yaşadığı vak’aları bile bütün yönleriyle en ince noktalarına kadar inceleyip anlatması öyle kolay bir mesele değildir. İçinde yaşadığımız zamanla alâkalı hakikat bu iken, en büyük politikacı, sosyolog ve dâhiler dahil, kim 50-100 sene sonrası için kesin ifadelerde bulunabilir? Bu mevzuda yapılsa yapılsa, sebep-netice prensibine, birtakım tarihî kanunlara ve tecrübelere dayanılarak bazı tahminler yapılabilir.

2. Kur’ân’ın ifadesiyle, gaybı Allah’tan başka kimse bilemez; bir de Allah’ın bildirmesiyle nebiler, resûller, bir de Allah’ın hususî lütufta bulunduğu bazı kimseler bilebilir.1 Evet, ilerde zuhur edecek hâdiseler hakkında kesin söz söylemek, ancak ve ancak Cenâb-ı Allah’a ait bir iştir. Bununla birlikte, şayet bir insan çıkıyor ve aynı sahada çok kesin sözler söylüyorsa, Allah’ın bildirmesine mazhar bir nebi olabilir.

Bu meselenin Kur’ân’da ve Resûlullah’ın hadislerinde pek çok misali varsa da, biz birkaç tanesiyle iktifa edip gerisini okuyucunun araştırmasına bırakacağız:

A. Rûm sûresi 1-5. âyetlerde, Rumlar’ın mağlup oldukları, fakat dokuz yıl içinde galip gelecekleri ve bunun iman edenleri sevindireceği bildirilmektedir. Burada şu birkaç nükteyi bilhassa belirtmemiz icap ediyor:

1. Galip gelme haberi, şartların hiç de müsait olmadığı bir zamanda, yani müthiş bir mağlubiyetin hemen ardından verilmektedir.

2. Böyle bir ihbarın, hilâf-ı vâki ve isabetsiz çıkmasının doğuracağı neticeler maksadın aksini tevlit eder.

3. İçinde yaşadığımız şu zaman diliminde bile, yerine getirilemeyen sözlerin ve vaadlerin kişiyi ne duruma düşürdüğü ortadayken, nübüvvet davasının ispata çalışıldığı bir zamanda gelecek bir hâdiseyi zamanıyla haber vermenin ehemmiyeti izahtan vârestedir.

40