İçeriğe geç

4. Mü’minlerin sevineceği ihbarı, esasen Bedir zaferine işaret ediyordu. Bedir Savaşı Hicret’ten iki yıl sonra vukû buldu; ihbarın yapıldığı Hicret’ten yedi yıl öncesinde ise mü’minlerin durumu, hiç de yakın gelecekte bir zaferi müjdeleyebilecek şekilde değildi. Evet, çiçekler açarken baharı müjdelemek kolaydır; fakat karın, buzun altında ve kış ortasında bahar müjdesi vermek temkin gerektiren bir husustur.

B. Hemen hemen bütün şartları Müslümanların aleyhine gibi görünen ve sahabenin âdeta infialine yol açan Hudeybiye Musalahası’nın hemen ardından Fetih sûresinin inip Mekke Fethi’nin müjdelenmesi de, yine O’nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) Allah’ın teyidi altında bulunduğunu göstermektedir. Şartların hiç de müsait olmadığı bir zamanda bu sûre, Müslümanlar’ın emniyet içinde Mescid-i Haram’a gireceklerini ve İslâm’ın bütün dinlere üstün geleceğini tam bir kat’iyetle ifade etmektedir.

C. Kılıçların başında döndüğü, üzerine ordular sevkedildiği ve ölümün her an kol gezdiği bir zamanda “Vallâhu ya’sımuke mine’n-nâs”2 fermanıyla hayatının garanti altında olduğunu söyleyen; müşrikler tarafından öldürülmek üzere takip edildiği ve ayak uçlarına kadar yaklaşıldığı bir zamanda mağarada sadece “İkinin İkincisi”yken arkadaşına “Üzülme, Allah bizimle beraberdir.”3 diyebilen ve gözü dönmüş hasımları kendisini boğmak için âdeta yarışırken, kızına “Tasalanma kızım, Allah babanı zâyi etmeyecektir.”4 tesellisini verebilen bir Zât (sallallâhu aleyhi ve sellem) nebiden başka kim olabilir ki!

41