İçeriğe geç

Ne var ki dinî kisveye bürünmüş, ağzından âyet ve hadis düşürmeyen kimselerin etkisi böyle değildir. İnsanlar, onların sözlerine kulak verirler. Onların küçük bir inhiraf ve tavizi bile halk üzerinde büyük tesirler meydana getirir. Mesela söz-amel birlikteliği olmayan, dinin emirleri noktasında gevşek davranan bir âlim, insanların dine olan güvenlerini zedeler. Dini siyasi hedeflerine alet eden, din istismarı yapan bir din adamının dine verdiği zarar, normal bir kişinin verdiği zarar gibi olmaz. İşte bütün bunları göz önüne alacak olursak, hadis-i şerifte dinin afeti olarak niçin ilk başta facir fakihin zikredildiğini daha iyi anlarız. Muhtemelen bunlar, öte tarafta iğfal ve idlal ettikleri (yoldan çıkardıkları) insanların önünde yürüyecek ve hep hacalet (utanç) yaşayacaklardır.

Zalim İdareciler

Hadiste zikredilen ikinci grup, zalim idarecilerdir. İdareci kelimesi ile, bir müessesenin başındakinden bir devletin başındaki insana kadar geniş bir çerçeveyi kastediyoruz. Tabii ki mevzuumuzla ilgili öncelikli olarak akla gelmesi gereken kişiler, devlet başkanı ve sair devlet erkânıdır.Adil idarecilerin Allah katındaki derece ve makamı ne kadar yüksekse, bulunduğu makamı insanlara cevr u cefa etmede kullanan zalim yöneticilerin de Allah katındaki yeri ve konumu o kadar aşağıdır. Malum olduğu üzere, arşın gölgesinde gölgelenecek yedi grup insan sayılırken ilk olarak adil yönetici zikredilir.49Ağzına bir arpa kadar haram koymayan, yarım kelimeyle olsun yalana tenezzül etmeyen, bir dirhem dahi olsa kimsenin hakkını yemeyen/yedirtmeyen, kimsenin haysiyet ve şerefiyle oynamayan idareciler âhirette enbiya-i izamın arkasında yerlerini alacaklardır. Bunun tam aksine, tebaasına zulmeden yöneticiler, hadisin ifadesiyle, toplumlar ve fertler açısından bir musibettir. Bir

57