Sahabenin Tebliğ Aşkı
SAHABENİN TEBLİĞ AŞKI
Bir insanın, başkalarına talim ve tebliğ ettiği mesajın hakikatine, lüzumuna, önemine ve vaadettiklerine önce kendisinin inanması ve onu bütün gönlüyle kabul etmesi, o mesajı başkalarına ulaştırma adına söylediği sözlerin tesiri ve hüsnükabulle karşılanması adına çok önemlidir. Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) tebliğ ve temsil ettiği, sahabe-i kiramın da O’ndan alıp kendi hayatlarına hayat kıldıktan sonra başkalarına da ulaştırdığı o yüce hakikatlerin kısa zamanda gönüllerde mâkes bulmasının önemli sebeplerinden biri budur. Onlar, temsil ve tebliğ ettikleri dine, bugünden sonra yarının geleceğine veya gurup eden güneşin ertesi gün tekrar doğacağına inanmanın daha ötesinde bir katiyette inanıyorlardı. Sahabe efendilerimiz, Allah ve Resûlü’nün kendilerine vaadettiği şeylerden zerre kadar şüphe duymuyorlardı. Allah’ın, meleklerin, kıyametin, âhiret âleminin varlığına, iki kere ikinin dört etmesine inandıklarından daha fazla inanıyorlardı.İmanın da inkârın da âhirette muhakkak bir karşılığı vardır. İnsanlığın İftihar Tablosu’nun insanlığa sunduğu mesaja gönülden inanan insanlar, Cennet nimetleriyle ve ebedî saadetle müjdelenmişlerdir. Onlar, Cenab-ı Hakk’ın cemalini müşahede etmeye namzettirler. O’nun “Ben sizden razıyım” buyuracağı bir