farklı fıkıh kitabı müşterek mütalaa edilerek daha geniş bir bakış açısı yakalanabilir, meseleler daha zengince ele alınabilir ve orta yolun bulunması sağlanabilir.
Heyet Çalışması
Kur’ân’ın tefsir edilmesi mevzuunda ifade ettiğimiz gibi, fıkhın tenkih edilmesi ve yeni bir tedvine tâbi tutulması da ehliyetli bir heyete emanet edilmelidir. Böylece muhtemel itirazların, ihtilafların ve kafa karışıklıklarının da önüne geçilmiş olacaktır. Bu heyet, farklı fıkıh kitaplarını müzakere etmek suretiyle onlara dağılmış meseleleri bir araya toplayacak, onları yeni bir bakış açısıyla farklı fasıllara ayıracak ve daha sistemli hâle getirecektir. Günümüzün ilerleyen bilgisayar teknolojisi de bu tür çalışmaları kolaylaştıracaktır.Böyle bir heyet teşekkül ettikten ve bu heyet fıkhın tanzim ve tenkihi adına gerekli çalışmaları yaptıktan sonra ikinci bir adım olarak, ortaya çıkan yeni hukukî meselelerin çözüme kavuşturulması, ihtiyaç duyulan mevzulara açıklık getirilmesi için de adımlar atılabilir. Karşılaşılan problemlerin çözümü adına öncelikle mevcut içtihatlar taranır ve onlar içinden çözüm bulunmaya çalışılır. Farklı mezhep görüşleri içerisinden, şartlar ve konjonktür dikkate alınarak, zamanın ruhuna daha uygun olan içtihatların tercih edilmesinde bir mahzur yoktur. Nitekim selef uleması da bu yolu takip etmiştir. Aynı şekilde Mecelle hazırlanırken Hanefî mezhebi esas alınmasına rağmen, günün şartlarına göre yer yer müftâ-bih (kendisiyle fetva verilen) olmayan görüşler kabul edilmiş, hatta birkaç yerde farklı mezheplerin içtihatları da alınmıştır.Eğer mevcut birikim bu konuda yeterli olmazsa kıyas, maslahat-ı mürsele, istihsan, sedd-i zerai, örf gibi usul-i fıkhın ortaya koyduğu deliller, istidlâl metotları, fıkhî kaide ve prensipler değerlendirilerek yeni içtihat ve fetvalar ortaya konulabilir. Bunlar yapılırken mutlaka zamanımızın şartlarının dikkate alınması, hatta bundan yirmi, otuz sene sonrasının gelişmelerinin de he-