İçeriğe geç

olup âlemi tahrik etmek ve yeni düşman cepheler oluşturmak yerine, yaşananlardan ders alıp aynı şeylerin tekrar etmemesi adına bugünün dünyasında bize düşen şeyleri yapmalıyız.Tarih şuuruna sahip olmakla, tarihte yaşanan hâdiseleri yeni kavga vesilelerine dönüştürmek birbirine karıştırılmamalıdır. Derlenip toparlanabilmemiz, yeniden ruh ve mânâ köklerimizin üzerinde doğrulabilmemiz adına tarih şuuruna sahip olmamız çok önemlidir. Öte yandan, hâl ve tavırlarımızla, söz ve düşüncelerimizle güzergâh emniyetini de tehlikeye atamayız. Yürüdüğümüz yollarda karşılaşacağımız insanları birer canavar hâline getirmek ve üzerimize saldırtmak hiç akıllıca olmayacaktır. Zira kinlerin, nefretlerin, gayzların, öfkelerin şimdiye kadar insanlığa bir şey kazandırdığı görülmemiştir.Bizler geleceğin dünyasında kavga değil huzur istiyor ve bu istikamette hareket ediyoruz. Bunun için herkesle iyi geçinmek zorundayız. Yeni hasımlar oluşturma bir yana, bir şekilde bize husumeti olan insanları bile dost hâline getirmenin yollarını aramalıyız. Bağrımız herkese açık olmalı. Öyle engin bir vicdana sahip olmalıyız ki oraya giren kimse ayakta kalacağı endişesine kapılmamalı. İnsanlarda bu hissi uyandırma adına ne yapılması gerekiyorsa yapmalıyız. Korkunç silahlarla insanlığın farklı canavarlıklar sergilediği bir dönemde bir barış dünyası kurulamaz; sevgi, hoşgörü, kardeşlik, sulh gibi değerler tesis edilemezse insanlık, içinde yaşadığı şu güzelim küre-i arzı kendi başına yıkabilir, kendi kıyametini kendi eliyle koparabilir.Cenab-ı Hak, bütün bunları gerçekleştirmeyi bize nasip eder mi etmez mi, bilemiyoruz. Esasen bu, bizim vazifemiz de değil. Biz yaşadığımız sürece konumumuzun hakkını vermekle, sırtlandığımız emanetin sadık bir emanetçisi olmakla mükellefiz. Bu emaneti götürebildiğimiz yere kadar götürür, sonra da arkadan gelecek nesillere teslim ederiz. Bugüne kadar herkes nasıl kendi ufkunun enginliği ölçüsünde hayır adına ortaya bir şeyler koymuşsa biz de aynısını yaparız. İnsanlığı huzura götüren yollardaki

211