Evet, mesele sadece bir iman meselesi değildir. O imanın gelişmesi için her şeyden önce bir güven ortamına ihtiyaç vardır. Kavgaların, şiddet ve hiddetin, çatışma ve sürtüşmelerin hüküm ferma olduğu bir zeminde kimsenin bir başkasına kendisini dinletebilmesi ve bir şeyler anlatabilmesi söz konusu değildir. Bu tür tavırlar, nefsanî hissiyatımız açısından bizi tatmin etse de bunun kimseye bir faydası olmayacaktır.
126 Bkz.: A’râf sûresi, 7/31.
127 Bkz.: Buharî, rikâk 1; Tirmizî, zühd 1; İbn Mâce, zühd 15.
128 Tirmizî, zühd 11; İbn Mâce, fiten 12.
129 Nahl sûresi, 16/126.
130 Ebû Dâvûd, edeb 96.
131 Tâhâ sûresi, 20/43-44.
132 el-Beyhakî, Delâilu’n-nübüvve, 2/439.
237