Bu hakikatin farkında olan ve ümmetine de uyulması gereken güzel örnekler bırakmak isteyen Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), etrafında hep güzel şeyler görmek ve güzel şeyler duymak istemiştir. O, yolculuklarında karşılaştığı dağ ve vadi isimlerinden kendisine göre mânâlar çıkarmış, meydana gelen bazı olaylarla ilgili tefeülde (hâdiseleri hayra yorma) bulunmuş, kavimlerin helâk edildiği yerlerde oyalanmak istememiş ve kötü anlamı bulunan bazı isimleri değiştirmiştir. Siyer ve hadis kitaplarına bakılacak olursa O’nun, sahabeden birçok kişinin ismini değiştirdiği ve onlara güzel mânâlı isimler verdiği görülecektir. İşte bu gibi hâdiseler O’nun, hayatı ne kadar dikkatli yaşadığının ve çevresinde olup biten hâdiselere karşı ne ölçüde duyarlı olduğunun bir ifadesidir.
Eşyanın Melekût Ciheti
Biz biliyoruz ki kâinatta tesadüfî meydana gelen ve başıboş bırakılmış hiçbir hâdise yoktur. Her şey bir plân ve program dâhilinde cereyan etmektedir. Öncelikle bu hakikatin çok iyi kavranması gerekir. Eğer varsa zihnimizde böyle bir düşünce, mutlaka onun çaresine bakmalıyız. Öyle ki ipliği iğneden geçiremememizi veya bu sırada iğnenin elimizden düşmesini bile tesadüfe vermemeliyiz. Kendi hayatımızda veya çevremizde olup bitenlerin hiçbirisi rastlantıya bağlı işler değildir. Eğer derince bir imanla bu hakikati iyi sezerseniz meydana gelen olayların arka plânlarını ve hikmetlerini anlamaya gayret edersiniz.