İçeriğe geç

İşte siz bu başarıyı, Hazreti Ruh-u Seyyidi’l-Enâm’ın (aleyhi ekmelüttehâyâ) raûfiyet ve rahimiyetinin yanında, O’nun eşsiz fetanet ve idare kabiliyetine, Allah’ı hatırlatacak bir görünüşe sahip bulunmasına, emin ve güvenilir bir insan olmasına, zaferler zaferleri takip ettiği ve değişik yerlerden ganimetler akıp durduğu bir dönemde dahi daracık bir odada tevazu ve mahviyetle hayatını sürdürmesine ve burada zikredemediğimiz daha nice âlî vasıflarına verebilirsiniz. Bildiğiniz üzere, Hazreti Âişe Validemiz’in rivayet ettiği bir hadis-i şerife göre, Hazreti Ruh-u Seyyidi’l-Enâm (aleyhi efdaluttahiyyât ve ekmelütteslîmât), hücre-i saadetlerinde geceleyin ibadet için kalktıklarında “Yâ Âişe, müsaade eder misin, Rabbimeibadet edeyim!”8 diyerek Âişe Validemiz’den müsaade istiyordu. Demek ki, Peygamber Efendimiz yatakta yanında bulunmayı eşinin hakkı gördüğünden, ehlinin hakkını yerine getirme mevzuunda kılı kırk yararcasına bir hassasiyet gösterip ondan izin istemektedir. Hazreti Âişe Validemiz, bu dar hücrede, Peygamber Efendimiz (aleyhi salavâtullahi ve selâmuh) secdeye varınca, eliyle kendisinin ayaklarını itip oraya secde ettiğini; secdesini bitirince de kendisinin tekrar ayaklarını uzatıp uyumaya devam ettiğini anlatıyor9 ki, zannediyorum Efendiler Efendisi’nin yaşadığı hayatı anlatma adına bu tablo bize yeterli derecede bir fikir vermektedir.

312