İçeriğe geç

Fakat apaçık ölüm gerçeği karşısında körler gibi davranan, o hakikatlerin dilinden hiçbir şey anlamayan insanlarsa, adım adım ölüm kendilerine geldikçe ayaklarının bağı kesilir ve âdeta bir giyotine götürülüyor veya idam sehpasına sürükleniyor gibi olurlar. Bundan dolayı çok defa yaşlı dahi olsalar güya ölümü duyup hissetmemek için kendilerini sarhoşluğa salar, eğlence ve sefahate dalar ve böylece bohemce bir hayat yaşamak suretiyle içlerindeki ölüm endişesini bastırmaya çalışırlar. Ancak bilmezler ki, bu durum insanın kendi kendini kandırmasından başka bir şey değildir ve tamamen bir aldatmacadır. Evet, ahirete inanmayanlar yaşlılığı, başlarına gelip çatmış bir belâ gibi görür ve sürekli kadere taş atarlar. Hâlbuki yaşlılık ve ecel bizim elimizde değildir ve onlara mâni olunmaz. Şu beyitler bu hakikati ne de güzel ifade eder:

يَا مَنْ بِدُنْيَاهُ اشْتَغَلْ قَدْ غَرَّهُ طُولُ الْأَمَلْ
أَوَلَمْ يَزَلْ فِي غَفْلَةٍ حَتَّى دَنَا مِنْهُ الْأَجَلْ
اَلْمَوْتُ يَأْتِي بَغْتَةً وَالْقَبْرُ صُنْدُوقُ الْعَمَلْ
اِصْبِرْ عَلٰى أَهْوَالِهَا لَا مَوْتَ إِلَّا بِالْأَجَلْ

“Ey dünya meşgaleleriyle başı dönmüş, onlarla oyalanıp duranzavallı insan! Upuzun bir ömür kuruntusuyla hep aldanıp durdun.

Öylebir gaflet içinde sürüp gitti ki hayatın. Bak gelip kapınadayandı vakt-i ecelin.

İşte böyle çıkıp geliverir ölüm ansızın.Kabir ise amel sandığın.

O hâlde dişini sık, sabret dünyaendişe ve dağdağasına. Zira ölüp gitmez insan eceli gelmeden.” (Tercümede az bir tasarrufla).

42