İnsanın birbirinden farklı, çeşitli sorumluluk ve mükellefiyetleri vardır. Bu sorumluluklar bir hadis-i şerifte şu ifadelerle dile getirilir: إِنَّ لِرَبِّكَ عَلَيْكَ حَقًّا وَلِنَفْسِكَ عَلَيْكَ حَقًّا وَلِأَهْلِكَ عَلَيْكَ حَقًّا فَأَعْطِ كُلَّ ذِيحَقٍّ حَقَّهُ“Senin üzerinde Rabbinin hakkıvar, nefsinin hakkı var, ehlinin de hakkı var. Her haksahibine hakkını ver.”4 Görüldüğü üzere insanın sorumluluklarının en başında Zât-ı Ulûhiyet’e ait haklar gelmektedir. Bu hakların neler olduğu Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet-i Sahiha’da anlatılmıştır. İman, islâm, ihsan gibi Allah’a ait bu haklar, insanın en başta gelen mükellefiyetlerindendir.
Dipnotlar
- 4 Buhârî, savm 51, edeb 86; Tirmizî, savm 45, zühd 64; Ebû Dâvûd, savm 57.
35