İçeriğe geç

Ama devletimiz bu konumunu kaybetmiştir ve buna paralel olarak askerimiz de maalesef o güçte değildir şu anda. Bununla beraber son zamanlarda sadece Güneydoğu’da memleket içi asayişin teminiyle alâkalı mini müdahalelerimiz oldu. Ama esas Türk askerinin genel misyonu –hatırlatma bana düşmez– dünyadaki genel dengesizlikler ve ahenksizlikler karşısında sorumluluk duygusu içinde davranmaktır. Fakat bunu da yaparken usûlünce yapmak çok önemlidir. Zira bazı şeyler konjonktüreldir. Nasıl davranılacağını şartlar belirler. Onun için iyi düşünmek, devleti ve milleti maceraya atmamak gerekir; gerekir çünkü bu maceraların acı ve ağır faturalarını hep birlikte ödüyoruz. Bana göre, İttihatçıların devleti yıkmakla neticelenecek şekilde kalkıp Rusların donanmasına bomba atıp Birinci Cihan Harbine girmemize sebebiyet vermesi bir maceradır. Bazı küçük yanlışlıklarla Balkan ve 93 Harbine girmemiz de maceradır. Bu maceraların bedellerini bizler aradan geçen onca seneye rağmen hâlâ ödemeye devam ediyoruz. Dolayısıyla bugünkü ve yarınki nesilleri ile bütün bir millete fatura edilecek, onun yakın ve uzak sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel geleceğini etkileyecek bu gibi önemli hususlarda, devletin sivil-asker hemen her kademesindeki kurumlar çok sıkı iş birliği yapmalı, sıcak dirsek teması hâlinde bulunmalı, askerî tabirle “yanaşık düzen” içinde pozisyon almalı ve daha dikkatli, daha temkinli bir biçimde karar vermelidirler.

Asker14

Askerlik yüksek bir pâyedir, Hakk’ın katında da, halkın katında da… Ona denk yüce bir topluluk ve gördüğü vazifeye denk yüksek bir vazife yoktur şu fâni âlemde. Yüklendiği iş itibariyle, zaman onda başkalaşır, muammalaşır ve bir sır hâline gelir. Saati seneler sayılır askerin. Talimiyle, terbiyesiyle ve serhat boylarında nöbetiyle geçirdiği saati…

***

215