İçeriğe geç

İşte, duada da böyle bir genişlik söz konusu ise, insan onu daraltmamalı ve dualarını sadece şahsî talepleriyle sınırlandırmamalıdır. Her fert Allah’ın rahmetinin enginliğini düşünerek Cenâb-ı Hakk’a teveccüh etmeli; şahsî kurtuluşunu ve kendine değişik lütuflarda bulunmasını O’ndan istediği gibi bütün insanlara da aynı lütuflarda bulunmasını dilemelidir. Böyle biri, bir Bediüzzaman, bir Mevlâna enginliğiyle, bir ayağını kendi akîdesi ve kendi düşünce dünyası adına merkeze koyarken, öbür ayağıyla 72 millet içinde dolaşmalı ve herkesi kucaklamaya hazır bulunmalıdır. Bunu ister vicdan genişliği ister himmeti âlî tutma olarak dile getirin, bu duygu bencillikten uzak bulunmanın ifadesidir. Bencillere Cenâb-ı Hakk’ın teveccühü söz konusu değildir; Allah bakmaz onların yüzüne… Egoistlerin Allah’ın lütuf ve rahmetinden istifadesi mümkün olmaz. Öyle ise, hiç olmazsa Ramazan’da başlamak suretiyle benlikten sıyrılarak biraz başkalarını da düşünmeli, artık başkaları için yaşamalıyız. Belki daha hoş bir ifadeyle, yaşamadan daha çok hayatımızı yaşatma duygusuna bağlı götürmeye çalışmalıyız. Hiçbir şeyi kendi darlığımıza mahkûm etmemeli; Allah’ın istediği ve hoşuna gittiği ölçüde, her meseleyi genişçe ele almalı ve himmetimizi âlî tutmalıyız.

414