Ayrıca, Habîb-i Ekrem Efendimiz, saçlarına düşen aklarla iyice nurlanmış, o nur sayesinde günahlarından arınmış ve mânevî derecesi yükselmiş bir ihtiyar, hâlis bir gönülle dua için ellerini açarsa, Cenâb-ı Hakk’ın onun duasına hemen cevap vereceğini ve hatta böyle birinin duasını reddetmekten hayâ edeceğini müjdelemiştir.12 Mevlâ-yı Müteâl’in kendi yolunun ak saçlılarına azap etmeyeceği muştusunu da bize ulaştıran Yaratılışın Gayesi, böylece rahmete çok muhtaç olan ihtiyarlara en büyük bir rahmanî teselli kaynağı göstermiştir. Binaenaleyh, Hazreti İbrahim (aleyhisselâm) başındaki beyaz kılların melekler katında olgunluk ve vakar nişanı olduğunu öğrendiği an “Vakarımı arttır Allahım!..”13 diye dua etmiştir.
Öyleyse, hayırlı ihtiyar, Allah yolunu ihtiyar edendir. O, Resûlullah’ı, yârânlarını ve bütün ihtişamıyla ahiret bahçelerini seçen gönlü genç Hak eridir. O, heva ve hevesi tahrik eden bütün gelip geçici şeylerden sıyrılmış, her varlıkta ilâhî isimlerin yansımalarını müşâhedeye koyulmuş ve bu maddiyât ülkesini bütün bütün öte hesabına işletmeye durmuş bir bahtiyardır. O, kalbinin ziyası sayesinde sürçmeden yürüyen, imanının derecesine göre önündeki pek çok durağı uçarak geçmeye azmeden, dostların buluştukları diyara özlem ateşiyle yanıp tutuşan, Allah’ın rahmetine bağladığı ümidinin elmas kılıcıyla yeisin bütün heykelciklerini parçalayan ve hep bir adım ötede bildiği ölüme tebessümlerle kucak açan, kabre gülerek koşan bir iman âbidesidir.
Hâsılı, –Nur Adam’ın ifadesiyle– en hayırlı genç, ihtiyar gibi ölümü düşünüp ahiretine çalışarak, gençlik hevesâtına esir olmayıp gaflette boğulmayandır. En kötü ihtiyar ise, gaflette ve hevesâtta gençlere benzemek isteyen ve hevesât-ı nefsâniyeye çocukçasına tâbi olandır.14
Dipnotlar
- 12 Bkz.: Ebû Ya’lâ, el-Müsned 5/153.
- 13 Muvatta, sıfatü’n-nebi 4; Abdurrezzak, el-Musannef 11/175.
- 14 Bediüzzaman, Mektubat s.320 (Yirmi Üçüncü Mektup, Yedinci Sual).