Evet, bu âyetin iniş sebebi olarak başka bazı olaylar da rivayet edilmektedir ama müfessirler en çok bu iki hâdise üzerinde durmuşlardır. Bununla beraber, unutulmamalıdır ki, bir âyetin herhangi bir mesele üzerine inmiş olması, o ilâhî beyanın sadece o meseleyle alâkalı olduğu anlamına gelmez. Cenâb-ı Hakk’ın her sözü binlerce hikmetle doludur ve pek çok hâdiseye ışık tutucudur. Her âyet, esbab-ı nüzul olarak zikredilen hâdiselerle beraber, onlara benzeyen diğer olaylar için de bir aynadır. Dolayısıyla, bir âyetin birden fazla hâdise ile irtibatlandırılması ve o olayların her birinin âyetin iniş sebebi olarak gösterilmesi normaldir. Bu itibarla, esbab-ı nüzule “iktiran” nazarıyla bakarak, “Allah Teâlâ, bu âyeti belli bir hikmete mebni olarak şu hâdiselerle de irtibatlandırmış olabilir” demek ve iniş sebeplerinden ziyade âyetin muhtevası üzerinde durmak gerekmektedir.