İçeriğe geç

Bu teyakkuz ve temkinden dolayıdır ki, selef-i salihîn efendilerimiz ehl-i küfürle alâkalı âyetleri okurken bile hıçkıra hıçkıra ağlar ve onların akıbetine düşmekten çok korkarlardı. Meselâ; Ömer İbn Abdülaziz, “Boyunlarında demir halkalar, ayaklarında zincirler olarak önce kaynar suya sürüklenecek, sonra da ateşte cayır cayır yakılacaklardır.”3 mealindeki âyeti tekrar ede ede sabaha kadar ağlar ve çok defa secdede yığılıp kalırdı. “Gün gelecek, kâfirler Cehennem ateşinin karşısına tutulurken onlara şöyle denilecek: “Bütün zevklerinizi dünya hayatınızda kullanıp tükettiniz, onlarla safa sürdünüz!”4 mealindeki âyet-i kerimeyi okuyunca yemeden içmeden kesilir; ahiret meyvelerini daha dünyadayken yiyip bitirmekten ve öteye müflis olarak gitmekten korktuğu için bir bardak soğuk su içmeye, birkaç lokma yemek yemeye bile cesaret edemezdi. Doğrusu, özellikle ilk asırlardaki mü’minlerin genel hâlleri Ömer İbn Abdülaziz’in hâlinden pek de farklı değildi. Onlar, her âyet karşısında herkesten önce kendilerini muhatap kabul ediyor ve beyan-ı ilâhînin muhtevasına göre bir tavır belirliyorlardı.

En Tipik Narsistler

346