Ayrıca, Resûl-i Ekrem Efendimiz, ümmetini evliliğe teşvik etmiş; meselâ, “İzdivaç ediniz, çoğalınız. Çünkü, ben kıyamet gününde sizin çokluğunuzla iftihar ederim.”5 demiştir. İnsanlığın İftihar Tablosu, Seyyidü’l-Ma’sûmîn’dir, günahın semtine bile uğramayan bir iffet abidesidir. Aslında O’nun izdivaca hiç ihtiyacı olmamıştır; fakat, İki Cihan Serveri fıtrata uygun bir sünnet vaz’ etmiş; o sünneti kendisi de uygulamış ve onun tatbik edilebilir bir sistem olduğunu ümmetine göstermiştir. O, en mükemmel rehber olduğundan objektif esaslar ortaya koymuştur. Bizim için örnek alınacak ve yoluna uyulacak yegâne insan da O’dur. Dolayısıyla, İslâm’da dünyadan tamamıyla el etek çekerek hiç evlenmeme ve çoluk çocuğa karışmama şeklinde bir ruhbaniyet de yoktur. Evlilik konusunda tabiî ve esas olan, Resûl-i Ekrem Efendimiz’in sünnetine iktida etmektir. Normal şartlarda her Müslüman yuva kurmalı, çocuk sahibi olmalı; Peygamber sevgisiyle dolu bir neslin yetişmesini, devamını ve çoğalmasını temin etmelidir.
Şu kadar var ki, Hazreti Üstad gibi bazı fedakâr ruhlar, “İslâmiyet’te ruhbaniyet yoktur.”6 hadis-i şerifinin mücerred yaşamayı, dünyayı kalben terk etmeyi, muvakkat inzivaları ve celvete hazırlık halvetlerini yasaklamadığı; belki “İnsanların en hayırlısı onlara en faydalı olandır.”7 hadisi sırrınca insanlığa hizmet etmek için halkın arasına karışmak gerektiğini nazara verdiği kanaatindedirler. Zira, selef-i salihînden binlerce ehl-i hakikat muvakkaten inzivaya çekilmişler ve dünyanın fâni güzelliklerinden istiğna ve tecerrüt etmişlerdir, tâ ki, hayat-ı ebediyelerine tam hizmet etsinler.8
Dipnotlar
- 5 Abdurrezzak, el-Musannef 6/173; el-Beyhakî, Ma’rifetü’s-süneni ve’l-âsâr 5/220.
- 6 er-Râzî, Mefâtîhu’l-ğayb 12/57; İbn Hacer, Fethu’l-bârî 9/111; el-Aclûnî, Keşfü’l-hafâ 2/510.
- 7 et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat 6/58; el-Beyhakî, Şuabü’l-îmân 6/117.
- 8 Bediüzzaman, Hanımlar Rehberi s.25-26.