İçeriğe geç

Dikkat edilmesi gerekli olan önemli bir husus, Necaşî bir hıristiyandır ve Allah Resûlü, ona hitap ettiği mektubuna malzeme olarak, Kur’ân’ın o mevzu ile alâkalı âyetlerini kullanmıştır. Bu, Necaşî’nin ruhuna girmek için en müessir ve en sâlim yoldur. Nitekim de öyle olmuştur.

Necaşî, mektubu almak için tahtından inmiş, öpüp başına koymuş, mektubun okunması biter bitmez de davete icabet ederek Müslüman olduğunu ilan etmiş ve hiç vakit geçirmeden kâtiplerine şu mektubu dikte etmiştir:216

إِلَى مُحَمَّدٍ رَسُولِ اللّٰهِ مِنَ النَّجَاشِيِّ الْأَصْحَمِ… أَشْهَدُ أَنَّكَ رَسُولُ اللّٰهِ… فَإِنِّي لَا أَمْلِكُ إِلَّا نَفْسِي وَإِنْ شِئْتَ أَنْ اٰتِيكَ فَعَلْتُ. يَا رَسُولَ اللّٰهِ، فَإِنِّي أَشْهَدُ أَنَّمَا تَقُولُ حَقٌّ

“Allah’ın Resûlü Muhammed’e, Habeş hükümdarı Necaşî Esham’dan… Ben şehadet ediyorum ki, sen Allah’ın Resûlü’sün… Eğer emredersen, hemen oraya gelirim. Ancak ben, sadece kendime sahibim. Şu anda teb’ama hâkim değilim. Yine şehadet ederim ki, Senin dediklerinin hepsi de doğrudur.”217

Necaşî, imanının şuurunda bir insandır. Bir gün yakınlarına şöyle demiştir: “Keşke şu saltanata bedel, Hz. Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) hizmetkârı olsaydım.”218

Ve aradan bir müddet geçer. Bir gün Allah Resûlü, mescide gelir, orada bulunanlara, “Kalkın!” der, “Kardeşimiz Necaşî’ye cenaze namazı kılacağız.”219

Fukahâ arasında, gıyabî cenaze namazı ihtilaflıdır. Şâfiî ve Hanbelî mezhebi imamları böyle namazı tecviz ederken, Hanefî ve Malikî mezhebi imamları aksini söylerler.220 Çünkü onlara göre, bir mucize eseri olarak, Necaşî’nin tabutu Allah Resûlü’nün önünde hazır bulundurulmuş ve kılınan namaz, bu şekilde hâzır’a kılınmıştır.221 Bu fıkhî bir mevzudur ve tafsil edilmesinin yeri de burası değildir…

cb. Hirakl

219