O, ibadet şuurunun ve dua burcunun en zirvesindeydi. Allah’ın (celle celâluhu) büyüklük ve azametini en yüksek ufuklardan seyrediyor, vâridâtla dolup taşıyor ve doyma bilmeyen masum bir hırsla: مَا عَرَفْنَاكَ حَقَّ مَعْرِفَتِكَ يَا مَعْرُوفُ diyor771 ve Rabbini tam bilememekten –O bilememe gerçek bilmektir ki, Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh): اَلْعَجْزُ عَنِ الْإِدْرَاكِ إِدْرَاكٌ diyordu. “Anlamaktan âciz olduğunu anlamak, işte hakikî idrak budur.”772– dert yanıyor.. ve “Hel min mezîd?” diyordu kendi kudsî ufkuna göre…
Dualarından Bir Demet
O’nun bütün dualarını, burada ele alıp inceleyecek değiliz. Zaten biz bu mevzua da sadece Allah Resûlü’nün duadaki büyüklüğüne bir işaret olsun diye temas ettik. Şimdi O’nun binlerce duasından birkaç numune zikredip bu mevzuu noktalamak istiyorum.
ga. Uykudan Önce
Uyku ölümün küçük kardeşidir.773 İnsan uykuya girerken bu şuur içinde girmelidir. Zira bu göz kapayış, onun için dünyaya ait bir son da olabilir. Öyle ise gafletle değil de yatağa uyanık ve dikkatli girmelidir.
Allah Resûlü yatağa girmeden evvel şunları okurdu: Bakara sûresinin başı ve son üç âyeti.774 Âyete’l-Kürsî,775 Yâsîn sûresi,776 Secde sûresi,777 Mülk sûresi,778 sonra üçer defa olmak üzere İhlâs ve Muavvizeteyn sûrelerini ve bir defa da Kâfirûn sûresini okur;779 sonra da ellerini birleştirerek avucuna üfürür ve ellerini vücudunun ulaşabildiği her noktaya sürerdi.780 Daha sonra da birçok dua okurdu ki, zikri uzun süreceğinden biz bunları yukarıda ismini verdiğimiz esere ve daha başka dua mecmualarına havale ediyoruz. İsteyen, o duaların neler olduğunu oralardan bulup öğrenebilir ve hayatlarını o dualarla nurlandırırlar.