Bu açıdan, kimsenin bizim karşımızda olmaya, bizi istememeye hakkı yoktur. Bilinmedik bir kısım kaprislerle, bazı pespaye hislerle, faziletleri kendi mallarıymış gibi gören, “Falan-filân da kim oluyor ki böyle dünya çapında önemli işler başarıyor? Dünyanın neresinde hangi iş başarılırsa başarılsın onun bize mâl edilmesi, bizim eserimiz olduğunun ilan edilmesi lazımdır.” şeklinde düşünen, başkalarının meziyetlerine, faziletlerine tahammülü olmayan akıl hastası bazı kimseler varsa devletin içinde, işte rahatsız olanlar onlardır. Böyle üç-beş tane sergerdana bakarak, oligarşik bir azınlığın bu mevzudaki çirkin tavrına takılarak koskocaman bir devlet müessesesi hakkında olumsuz düşünceler içine girmek doğru değildir.
İthamlar ve Gurbet
Soru: Muhterem Efendim, devlete ve rical-i devlete karşı bakışınız bu iken, hatta bundan dolayı bazı dindar insanların bile ağır tenkitlerine maruz kaldığınız hâlde, bazı çevrelerce “devleti bölmeye çalışan bir insan” olarak itham edilmenizi nasıl değerlendiriyorsunuz?