İçeriğe geç

İmtihanın ikinci çeşidi de “açlık”la yapılandır. Ümmet-i Muhammed belli devirlerde bu imtihanın en şiddetlisine mâruz kaldı. Günümüzde böyle bir imtihan söz konusu değildir. Vâkıa, bugün de bir kısım açlıklar, sefaletler yok değildir ama bunlar, günümüz insanının israf ve suiistimallerine terettüp eden bir kısım tokatlardır. Oysaki bizden evvelki nesiller, hususiyle de son iki asrın insanı, haricî ve dahilî düşmanların tasallutuyla, açlığın en acımasızına maruz kalmışlardır. Evet, bugün belki bazı Afrika ülkelerinde de açlık vardır; ancak bu onların suiistimalinden kaynaklanan bir tokattır. Başka vesilelerle o hususu uzun uzadıya anlattığım için burada temas etmeyeceğim.

“Mal noksanlığı”, bir bakıma gelecek çeşitli âfetlerle olabileceği gibi, bereketin kaldırılmasıyla da olabilir. Bu da imtihan çeşitlerinden biridir. Ve günümüzde enflasyon bu imtihanların en zorlu olanıdır.

“Nefislerdeki noksanlık” ise, hem öldürülme hem de insanca yaşama haklarından mahrum bırakılma gibi mânâlara gelebilir. Dıştan gelen taarruz ve istilâlara karşı yapılan mücadelede İslâm âlemi şehitler vererek nefiste noksanlık imtihanı görebilecekleri gibi, dahilde, İslâmî hayatı yaşayanlar, cemiyet hayatından tecrit edilip ve onlara üçüncü sınıf vatandaş muamelesi yapılmak suretiyle de imtihandan geçirilebilirler. Bütün bunlar Cenâb-ı Hakk’ın (celle celâluhu) ibtilâ ve imtihanıdır. Ve mü’minler imtihan olmaktadırlar.

219