“Semerat”, meyveler demektir. Allah (celle celâluhu) bağ ve bahçelerimize verdiği ve vereceği âfetlerle bunlarda noksanlıklar meydana getirir ve bizi imtihan eder. Bir de her türlü çalışma ve gayretin netice ve semeresiyle bizi imtihan eder ki, bu da yine semeratla imtihandır. Bu imtihanlar ya bizim çeşitli günahlarımıza terettüp eden imtihanlardır.. Allah (celle celâluhu) bunlarla bizi uyarmak ve kendimize getirmek istemektedir; ya da derece ve mertebemizin artması içindir ki, bu da bizlere Cenâb-ı Hakk’ın (celle celâluhu) bir lütfu demektir.
Sabır ve sadakat ancak imtihanlarla belli olur. Her türlü imtihan karşısında, Hak (celle celâluhu) kapısından ayrılmayanlar ve orada kalmaya kararlı olanlar, kapının her açılıp kapanışında, başı kapının eşiğinde bekleyenler bu imtihanı kazanmış olacaklardır. Az bir sıkıntı ile yol-yön değiştirip, kapının önünden ayrılanlar da kaybetmiş olacaklardır.
Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir belâ veya musibete mâruz kaldığında hemen abdest alır ve namaza dururdu. “Sabır ve namazla Allah’tan (celle celâluhu) yardım isteyin.”2 âyeti bize bu hakikati anlatıyor. Musibet sizi çepeçevre sardığı ve ufkunuzu kararttığı zaman bu girdaptan çıkmanın ve kurtulmanın yolu sabır ve namazdır. Evvelâ dişini sıkarak sabredeceksin; sonra da kullukta ısrar ederek, Rabbinin dergâhına yüz süreceksin.