İçeriğe geç

İkincisi: Varlık veya yokluk bizim malumatımızın dar mahbesine sıkıştırdığımız şeylerden mi ibarettir ki böyle bir iddiada bulunmak doğru olsun!

Epikür ve Tales’ten bu yana maddenin en küçük parçası olarak bilinen atom bugün daha küçük parçalara ayrılmış olarak bilinmektedir. Atom, kendi çekirdeğinin etrafında dönen, eksi yüklü elektronlar, artı yüklü protonlar ve yüksüz nötronlardan müteşekkildir. Dün bilinmeyen bu husus bugün herkesin malumudur; ve bugün yine herkesin malumudur ki, bunlar durmadan dalga neşretmektedirler. Görülüyor ki, bilgilerimiz daima yenileniyor ve bilgi dağarcığımıza her an yeni bilgiler ilave oluyor. Atom nazariyesi birçok değişikliğe uğrayadursun, belli bir dönemde foton nazariyesi ortaya atıldı ve ilim adamları artık bütün mesailerini partiküller üzerine teksif etmeye başladılar. Biz çok şey bildiğimizi zannediyoruz; hâlbuki çok şey bilmiyoruz. Varlık hakkında bildiklerimiz, bilmediklerimize nispetle deryada katre kalır…

Biz yine düne kadar, her şeyin atomdan meydana geldiğini kabul ediyorduk. Ancak bugün antimadde nazariyesiyle atomun karşısında da bir antiatom olduğu söylenmektedir ki, “Daha bilmediğiniz şeyleri de çift yarattı.”1 mânâsına gelen âyetin içinde bu mânâyı düşünmek de mümkündür.

Kur’ân-ı Kerim’in ortaya koyduğu ilmî gerçeklere ve telkin ettiği imana bakınız ki, “Atomdan seyyarata kadar, her şeyi Cenâb-ı Hak (celle celâluhu) çift olarak yarattı. Tek olan birisi vardır o da Allah’tır (celle celâluhu).” Sadece O tek olan Zât’tır ki, parçalanmaz, bölünmez, yemez, içmez, üzerinden zaman geçmez, kemmî ve keyfî olarak ele alınmaz. O zâtında vardır ve bir Zât-ı Ecell-i A’lâ’dır. Tebeddülden, tagayyürden, elvân u eşkâlden münezzeh ve müberrâdır.

224