İçeriğe geç
31. Bölüm

Kendi Yolunu Hak Bilmek

Soru: Sadece kendi yolunu hak bilmek ve sadece belirli kitapları okumak ifrat sayılır mı?

Cevap: Öteden beri herkes, kimde bir ışık görmüşse –başka ışık bilmediği için– gece karanlığında onu yıldız zannetmiş, peşine takılmış ve hedefini onunla tayin etmiştir. Yıldız zannettiği şey belki de sadece bir ateşböceğiydi. Ancak burada şunu da ifade edeyim ki, irşad etmek için muhatabın illa da bir insan-ı kâmil olması gerekmez. Nitekim ehlullah arasında pek çok büyük kimse, bazı avam kimselerin eliyle irşad olup hakikate ermiştir. İhtimal bu durum, hakikate eren kişinin saffet-i nazarıyla olmuştur. Mesela bir hak dostu, “Beni, bir yerde avını saatlerce sabırla bekleyen bir kedi irşad etti. Ben ondan Hakk’ın kapısından ayrılmamayı öğrendim.” der. Başka bir hak dostu ise, “Beni bir örümcek irşad etti. Ağını ördü ve büyük bir sabırla avını beklemeye durdu. Eğer ben kalbgâhıma (tecellîgâh-i ilâhî olan kalbime), kenzen bilinen Hazreti Allah’ın (celle celâluhu) tecellî ile misafir olarak gelmesini bekliyorsam, bir lahza gözümü kapamadan beklemem lâzım ki o tecellîyi yakalayayım. Ben bunu örümcekten öğrendim.” der. Evet, irşad edenin ille de büyük bir zat olması şart değildir.

184