Sıhhat, Selâmet Ve Huzur Medeniyeti
Soru: Eskiden beri bize, abdest sularının diğer kirli sulara karıştırılmaması tavsiye edilir. Bu gibi tavsiyeleri de göz önünde bulundurduğumuzda geleceğin projelerini yapacak genç mühendis adaylarına neler tavsiye edersiniz?
Cevap: Bu konu daha çok çevre sağlığı ile alâkalıdır. Ancak soruda bahsi geçen husus, dinî bir endişeyi de içinde ifade etmektedir. Evet, keşke imkân olsa da abdest sularımız def-i tabiinin aktığı lağım kanallarına karışmasa. Bununla beraber bu konu dinin en önemli meselelerinden de değildir. Yalnız bazı fakihler, insan vücudundan ayrılan abdest sularının (mâ-i müsta’mel) necis olduğu hükmüne varmışlar ve bunların, insanın üstüne başına sıçramaması gerektiğini söylemişlerdir. Kanaatimce, yemek artıklarının ve bulaşık sularının kanalizasyonlara akmaması, bundan daha ehemmiyetli bir mevzudur. Bu konudaki hassasiyetimizle, nimete karşı saygı nispetinde Allah’a karşı şükretmiş ve böylece nimetimizi artırma yoluna girmiş oluruz. Maalesef günümüzde Müslümanlar olarak bu konuda çok büyük nankörlükler yapılmakta ve Allah’a (celle celâluhu) karşı büyük kusurlar işlenmektedir. Bütün bunların temelinde de bu tür bir medeniyeti inşa eden kimselerin sorumsuzluğu yatmaktadır.
Milletler, tarih boyunca çeşitli medeniyetler kurmuşlardır. Bu medeniyetler, gerek sanat ve edebiyat telakkileri, gerekse kültürel zenginlikleriyle birbirlerinden farklı karakterlere sahiptirler. Birbirlerinden tamamen farklı bu medeniyetler kendi devirlerini tamamlayarak zamanla tarih sahnesinden çekilmişlerdir.