İçeriğe geç

Zuhurunu ümit ettiğimiz bu medeniyeti idare ve inşa edecek olanlar, İslâm’ı kendi ruhuna uygun olarak kavrayarak bütün yanlışları ortadan kaldıracak ve insanlığın sıhhat, selâmet ve gerçek huzurunu hedef alan yepyeni bir medeniyet kuracaklardır. Bu medeniyette şehirlerin nüfusu belli bir rakamı geçmeyecek ve banliyölerle şehirler arasında rahat seyahat imkânları olacak. Sanayi müesseseleri şehirlerin en uzak noktalarına taşınacak ve fabrika bacalarından çıkan dumanların ağaçlar tarafından zararsız hale getirilmesi temin edilerek ortam yaşamaya müsait hâle getirilecektir. Bu medeniyetin insanları, gıda mahallerini temiz tutacak, binaları buna uygun yapacak, kirli suları türlerine göre ayırarak şehirleri bundan arındıracaktır. İnsan merkezli bu medeniyet, insanlığın sıhhat, selâmet ve gerçek huzurunu hedef alacak, ona göre kurulacak ve huzur vaat edici olacaktır.

Günümüz medeniyeti inşa edilirken Müslümanların bunda sözü yoktu. Bu sebeple Allah (celle celâluhu) bizi bundan hesaba çekmeyecektir. Ancak yepyeni, ter ü taze ve insanlığı hedef alan bir medeniyet inşa edip etmediğimiz hususunda sorguya çekilebiliriz. İnşâallah bir gün ülkesini yürekten seven, şahsî ikbalinden ziyade milletinin terakkisini düşünen mühendislerimiz, hususiyle çevre sağlığı ile ilgilenenler, devletin çeşitli kademelerinde vazife alacak ve bu işi olgunlaştırarak, rical-i devlete de kabul ettireceklerdir.

268