İçeriğe geç

İnsana olan ihtiram, insanî duyguları harekete getirir; canavarlara karşı muhabbet ise onların iştihalarını açar. Herkesi kuzu zannedip, kuzu olmaya kalkışmak sadece çakalları ve kurtları sevindirir. Biz, Balkan fitnesinde ve Cihan harbinde çakallığın ve kurtluğun en utandırıcılarını gördük. Overof’un bombaları gönülleri delip geçerken, İstanbul ve İzmir sokaklarında Rum çocukları, başlarında Yunan bayrakları, şapkalarının üstünde Overof’un ismi ve panhelenizm türküleriyle ortalığı velveleye veriyorlardı. Onlar veya başkaları –Allah ülkeyi ve milleti korusun!– aynı imkânları elde ettiklerinde, aynı şeyleri yapacaklarında tereddüt edilmemelidir.

Yıllarca biz, hep başkaları hakkında hüsnüzan kesip biçtik –keşke o kadar da kendi içimizdeki dindarlara karşı insaflı olabilseydik– ve onların kusurlarını hiç mi hiç görmedik veya görmek istemedik. Küstahça hâllerini mutlaka yumuşatma yollarını araştırdık. Hatta ülkemize tecavüz edenlerin murdar naaşları başında durduk, onlara tazimat ve tekrimatta bulunduk. Bu kadar küstahlığı görmezlikten gelmek ancak ölülerin katlanabileceği bir zillettir. “Estağfirullah”; Rabbi’sine ulaşmış kimseleri, tezyif edip haklarını çiğneyemem! İhtimal, mücahidâne düşüncelerle içine girmiş bir ruha konaklık yapan herhangi bir mezarın başında böyle bir terbiyesizlik irtikâp edilseydi, o mübarek ölü, huzurlu hayatına bir dakika ara vererek, bu terbiyesizliği irtikâp eden küstahı çarpacaktı…

Keşke, bu kadar olsun, ruhlarımızda hamiyet ve gayret bulunabilseydi! Ve keşke, herkesi bağrımıza basarken, bağrımıza bastıklarımızdan bir kısmının, bizi ısıracaklarını da hesaba katabilseydik..!

163