Kur’ân-ı Kerim için de durum aynıdır. “Her kim Allah’ın şeâirine saygı gösterirse, şüphesiz bu, kalblerin takvasındandır.”13 buyrulmaktadır. Şeâire hürmet etmek kalbin takvasındandır. Kalbin takvası ise, kalbin Allah’ı tanıması, tanıdığı büyük Allah’a saygıyla yönelmesi, O’na sığınması, O’na itaat etmesi ve hakikat-ı ulûhiyeti tam olarak kavramasıyla mümkündür. Şeâire hürmet hayatîdir; meselâ yine şeâirden olan cami, çocuğun nazarında o kadar mukaddes görülüp kabul edilmelidir ki, o, bütün Allah’a giden yolların camiden geçtiğini düşünmelidir. Müezzinin lâhûtî sesinin minarelerden, “Allahu ekber” şeklinde yükselmesi, çocuğun nazarında büyümeli ve “Allahu ekber” dendiği zaman o da kelimeleri tekrar etmeli ve ezan bitince ellerini kaldırarak; اَللّٰهُمَّ رَبَّ هٰذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلَاةِ الْقَائِمَةِ اٰتِ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا الَّذِي وَعَدْتَهُ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ “Ey bu kamil davetin ve kılınacak namazın Rabbi olan Allah’ım! Muhammed’e Hakk’a yaklaşma, cennete ve ötesine ulaşmayı lütfet ve O’nu kendisine vaadettiğin Makam-ı Mahmud’a ulaştır. Muhakkak ki Sen vaadini yerine getirensin.”14 diyerek boşalmalıdır.
Hulâsa, eğer Allah’a inanıyor ve O’nu seviyorsak ve içimizde takva ve şeâire tazim hissi varsa, bu hislerimizi çocuğun gönlüne boşaltacak ve ona Allah’ın büyüklüğünü gösterecek, sevdirecek ve O Mâbud-u Mutlak’tan başka Mahbub, Maksud, Matlub olmadığını onun bütün benliğine işleyeceğiz. Taberani’nin Ebû Ümame’den naklettiği bir hadis-i şerifte Allah Resûlü: “Allah’ı, Allah’ın kullarına sevdirin ki, Allah da sizi sevsin.”15 buyurur. Allah (celle celâluhu) ancak iyi tanınmakla sevilir; zira insan bildiğini sever, bilmediğine de düşman olur. Dinsiz ya da ateistler Allah’ı tanımadıkları için düşmandırlar; eğer tanıyabilselerdi seveceklerdi.
Dipnotlar
- 13 Hac sûresi, 22/32.
- 14 Buhârî, ezân 8, tefsîru sûre (17) 11; Tirmizî, salât 43.
- 15 et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 8/90, 91; İbn Asâkir, Târîhu Dimaşk 24/72.