İçeriğe geç

Kur’ân-ı Kerim’de Allah (celle celâluhu) “İnsanları ve cinleri ancak, Bana kulluk etsinler diye yarattım.”16 ferman eder. İbn Abbas ve Mücahid (radıyallâhu anhüma) buradaki لِيَعْبُدُونِ“Bana kulluk etsinler diye.” kelimesini لِيَعْرِفُونِي“Beni tanısınlar, bilsinler.”17 olarak tefsir etmektedir. Demek ki bir insan Allah’ı biliyorsa kullukta bulunuyor; bilmiyorsa nankörlük ediyor. Öyleyse evvelâ biz bildireceğiz; çocuk da bilecek ve o duyguyla dopdolu hâle gelecek ki, Allah’a karşı saygılı olabilsin. Ancak her seviyenin ayrı bir tanıtma üslûbu olmalıdır ve Allah’ı tanıtma konusunda tanıtım, yaşa-başa göre yapılmalıdır. Belli bir yaştaki çocuğa, önüne konan sofranın Allah tarafından geldiğini delilsiz, mücerret anlatma ona kâfi gelebilir. Başka bir yaşta insanların, hayvanların, ağaçların beklediği yağmurun, gökten O’nun inayetiyle geldiğini, başımızdan aşağı boşalan o yağmurun, Allah’ın mahz-ı rahmetinden taşıp geldiğini anlatmak gerekecektir. Daha ileri yaşlardaki birisine ise, Allah’ın, denizlerde, ırmaklarda vaz’ettiği tebahhur etme (buharlaşma) kanununu, havada yağmurun damla damla dökülme kanununu ve bütün bunların asla tesadüfe verilemeyeceği, her şeyin Allah’ın inayetiyle olduğunu anlatmak gerekecektir. Daha seviyeli çocuklara ise, pozitif ilimlere ait argümanları kullanarak onun seviyesine göre Allah’ı tanıttırıp sevdireceksiniz.

Bir hadislerinde Allah Resûlü şöyle buyururlar:

“Allah’ın size nimetleri karşısında Allah’ı seviniz. Beni de Allah’ın elçisi olduğum için, Allah’tan ötürü seviniz. Ehl-i Beytimi de beni sevdiğiniz için seviniz.”18

91