İçeriğe geç

Son olarak, “وَإِنَّ اللّٰهَ لَمَعَ الْمُحْسِنِينَ”le, âyetin fezlekesi de tam olarak yerine oturmaktadır. Allah (celle celâluhu), ihsan şuuruyla kendisini görüyor gibi kendisine kulluk edenleri, maiyetine erdirmiştir ve onlarla beraberdir. Zaten Allah’ın maiyetinde olanların, yollarının başka yöne gitmesi de mümkün değildir.

Evet, her lâhza O’nunla olmalı, her yerde O duyulmalı ve her sözde O soluklanmalıdır. Zira, “Allah bes, gayri heves…”

Benlik Girdabı

Benliği nefyetmek ve bunu çokça vurgulamak gerekir. Hiçlik o kadar sık, o kadar aklî ve mantıkî vurgulanmalıdır ki insan, başarı ve muvaffakiyet şahikalarında ve zafer sarhoşluğu içinde dolaştığı anlarda bile, “Ben yaptım, ben ettim, ben başardım…” gibi şirk kokan şeytanî mırıltılarla ilâhî inayetlere sahip çıkmasın. Evet, insanın tabiatı, pörsümeye müsaittir ve onun içine bazı muvaffakiyetler karşısında fahir esintileri gelebilir. Bu sebeple insanın aczini, fakrını ve sıfır olduğunu hatırlatacak türden ikazlara muhatap olması çok önemlidir.

Allah’ın ihsan ettiği bazı başarılardan mütekellim vahde sigasıyla bahsetmek ve onları gerçekten kendimize ait zannetmek affedilmez bir hatadır. Gerçi bu tür ifadeleri mecaza hamletmek de mümkündür ama yine de yer yer işin aslını vurgulamak gerekir. En azından insan, içinde sürekli o duygu ve düşünceyi bir saat gibi kurulu tutması icap eder. Öyle ki, o olumsuz esintinin kavurucu havası hissedildiğinde, “Ne kadar vicdanım bozulmuş ki, bu tür vehimler bana geliyor.” diyerek kendi içinde bir tepki mekanizması oluşturmalıdır.

Zerreden Kâinata ve Allah’a

52