Ey bütün bir tarih boyu ağlamayı unutanlar! Gelin; şu çıkmaz gibi görünen işlerin başında durup bir kere daha asırlık gamsızlığımıza, vurdumduymazlığımıza son vermek için sa’y ve şevkimizi kamçılama adına oturup hep beraber ağlayalım!
Ağlanacak bunca şeyin olduğu, sıkıntı ve ızdırap dolu bu kutlu yolda mü’minin en büyük azığı sabır olmalıdır. Allah Resûlü, dini için çektiği sıkıntılar karşısında Yâsir ailesine şöyle seslenmiştir: صَبْرًا يَا أٰلَ يَاسِرٍ فَإِنَّ مَوْعِدَكُمُ الْجَنَّةُ“Sabredin ey Yâsir ailesi! Size vaad edilen yer Cennet’tir.”10 Demek ki her varoluş, Âl-i Yâsir gibi “sabir” dikenini yutmaktan geçiyor. Yemek borunuza takıla takıla, midenizde kendisini hissettire hissettire, bağırsaklarda sancı hâline gele gele.. acı ve ızdırapla kıvrandıra kıvrandıra bir süreçten geçiyor. Hele biraz daha sabır. Bu yolun sonu Cennet’tir. Gün gelecek, ötede güllere saksağanları salanlar, gül tarlasını dikenlere terk edenler, yumurtalara dokunma plânıyla oturup kalkanlar o gün ellerini dizlerine vurup ettiklerine nâdim olup ağlayacak ve eyvahlar edecekler ama o gün defterler kapanmış ve iş işten geçmiş olacaktır…
Kendini Oku!..
İnsanları, insanlık semasına yükseltme konumunda olan kişilerin karşılaşacakları en zor durumlardan biri, hiç şüphesiz sürekli değişik huylardaki insanlara muhatap olmaları ve yine bu değişik karakterdeki kimselere, gerçek insanlığa giden yolları göstermeleridir. Zira insanlar arasında yılan, çıyan ve fare ruhlu bir hayli insan vardır. Burada zikredilen hayvanlardan her birinin insandaki bir huyu sembolize ettiğini düşünebilirsiniz. Nitekim bu insanlar içinde gizlice bir yerlere sızma, önüne geleni sokma, başkalarına zarar verme gibi huy ve karakter taşıyanların sayısı hiç de az değildir. Hatta eğer bu insanlar çıyanlar ve fareler âlemine inseler bunların kralı olabilecekleri bile söylenebilir.