Güven Kredisi
GÜVEN KREDİSİ
İnsanlar başkalarının hâl ve tavırlarını değerlendirirken kendilerini kriter olarak alırlar. Kendi mülahazaları, hedefleri, duygu ve düşünceleri neyse başkalarının da bunlara sahip olduğunu zannederler. Mesela bir kişi, bütün ceht ve gayretini dünyada belli makamlara gelmeye ve payeler elde etmeye bağlamışsa, kendisiyle aynı kulvarda yürüyenlerin de böyle hedeflerinin olduğunu düşünür. Şöhret, servet, güç, iktidar, dünyevi imkânlar, refah peşinde koşan kimseleri de buna kıyas edebilirsiniz. Gözünü Allah rızasına dikmiş hâlisâne hizmet eden insanlar, hiçbir zaman bu gibi şeyleri asıl maksat hâline getirmezler, hatta bunları kalb ve ruhu öldüren birer virüs gibi telakki ederler. Öte yandan onların ehl-i dünyayı buna inandırmaları çok zordur. Çünkü ehl-i dünya ne kalb ve ruh hayatını ne de istiğna, fedakârlık ve adanmışlık duygusu gibi değerlerin neye tekabül ettiğini bilir. Onlar, dünyaya da içindekilere de kendi kültür birikimleri ve hayat tarzları açısından bakarlar. Kendileri bu tür dünyevi imkânlar hakkında ne düşünüyor, onlara ne kadar değer veriyor ve onları elde etme adına nasıl yanıp tutuşuyorlarsa başkalarını da kendilerine kıyas ederek öyle değerlendirirler.