Tevazu ve Kibir
TEVAZU VE KİBİR
Gerek insan gerekse toplum hayatında değişim ve dönüşümler birbirini takip ediyor. Bu değişimlerin bir kısmı ilerlemeye, gelişmeye, büyümeye doğru ilerliyor, bir kısmı ise çürümeye, bozulmaya ve yok olmaya. Bazıları fırtınalar karşısında savruluyor, seller önünde bir kütük gibi sürüklenip gidiyor, toprağa düşen yapraklar gibi çürüyüp yok oluyor. Bazıları da var ki toprağa düşen tohumlar gibi filizleniyor, başağa yürüyor, göklere dal budak salıyor ve nihayet meyveye duruyor. Kimilerindeki değişim iyilik ve güzelliğe, kimilerindeki ise kötülük ve fesada doğru oluyor. Etrafınıza bir göz gezdirecek olursanız her iki kesimden de sayısız örnek görebilirsiniz.İnsanlar yapıp ettikleri ile nihayet; tebeddülden, tagayyürden, elvan u eşkâlden müberra olan (değişmeyen, dönüşmeyen, şekillerden, kalıplardan münezzeh olan) Zât-ı Ecell-i A’lâ’ya doğru gidiyorlar. Bu gidişte önemli olan, insanın hep iyilik ve güzelliğe doğru ilerlemesi, her değişimle birlikte O’na bir adım daha yaklaşma azim ve kararlığı içinde bulunmasıdır.İnsanoğluna, muhtaç olduğu değerleri duyurmak suretiyle onu yeniden insanlık ufkuna ulaştırmayı kendine misyon edinen adanmışlar, bu gaye-i hayallerini gerçekleştirme istikametinde hiç