Takdim Yerine
Takdim Yerine
Fethullah Gülen Hocaefendi bir yerde Bediüzzaman Hazretleri için şöyle der: “Yabancı bir düşünce yoktur onda; her şeyiyle yerlidir o.” (Sohbet-i Cânân, s. 48). Burada yerlilikten kasıt, Kur’ânî olmak, düşüncelere Kur’ân rengini çalabilmek, çağını Kur’ân’ın ışığında okuyabilmektir. Aynı zamanda sünnet-i seniyye rehberliğinde düşünmek, hareket etmek ve yaşamaktır. Yerliliğin diğer bir yönü de yabancı düşüncelerle tanışmak ve onları okumakla birlikte, bu düşüncelerin etkisi altında kalmadan bizim dilimizle, anlayışımızla, hissiyatımızla ve mantığımızla konuşabilmektir.Yerlilik noktasında Hocaefendi’nin de Bediüzzaman Hazretleri ile benzer bir duruşu vardır. O, erken yaştan itibaren İslami ilimlerdeki geniş okumalarına, eski yeni bütün fikrî akımlardan haberdar olmasına, dolayısıyla da doğuyu ve batıyı iyi bilmesine rağmen kendine has munis, sıcak ve akıcı bir üsluba sahiptir. Okuyucu, onun eserlerini okurken su gibi akıp gittiğini hisseder. İstikrarlı, büyük bir gemide yolculuk yapıyormuş gibi rahat eder. Rahatsız edici ifadelere, kulak tırmalayan kelimelere rastlamaz. Bazı kelime ve tabirler mecburen kullanılmış olsa da yanlış anlaşılmaması için izahatta bulunur. Olay ve şahısları değerlendirirken de hakperest bir duruş dikkati çeker. Doğruya doğru, yanlışa