Dik Duruş
DİK DURUŞ
İnsanda garaz, kin, nefret, düşmanlık ve haset gibi öyle duygular vardır ki bunlar kontrol altına alınmadığı takdirde onu manen kör, sağır ve kalbsiz hâle getirebilir, hatta insanlıktan çıkarıp saldırgan bir canavara dönüştürebilir. Çevremize bakacak olursak nicelerinin bu tür olumsuz duyguların akıntısına kapılıp gittiklerini ve bu etkiyle ne büyük cürümler işlediklerini görebiliriz. Bu noktada mümine düşen vazife, iradesinin hakkını vererek, bu duygularını dizginleyerek istikamet üzere hayatını devam ettirmektir. O, başkalarının kaydığı, devrildiği ve düştüğü bu kaygan zeminleri Allah’ın havl ve kuvvetine dayanarak, kaymadan aşabilmeyi denemelidir. Maruz kaldığı kötü muameleler karşısında asla kendi karakterinden taviz vermemeli, tavrını hiç değiştirmemelidir.Kur’ân’ın ifadesiyle, insanoğlu ahsen-i takvime mazhar olarak, maddi ve manevi donanımı itibarıyla en güzel surette yaratılmıştır.119 O, şan ve şeref sahibi mükerrem bir varlıktır. Bunca büyük lütfa mazhar olan bu özel varlığın omuzlarına yüklenen vazife, yaratılışındaki mükemmelliğe uygun davranışlar sergile-