İçeriğe geç
24. Bölüm

Onlarla Beraber Olmak

ONLARLA BERABER OLMAK

Hiçbir şey beklemeden uğraşanlar; yorulmadan aşılmazlar aşanlar; zikzakları soluk soluğa geçenler ve başarı şerbeti dudakta iken çekip gidenler; Hakk’ın ivazsız cemaati, bahtiyarlar bahtiyarı bunlardır.

Yüzünün nuruna ağyar tozu konmamış; gamzesi kem göze iltifat etmemiş; Lâhut âlemi’nin gözü sürmelileri bunlardır. Geceleri gündüzden aydın, sabahları jalelerle dolu, öğle sıcağı doğum mevsimi, gurup öncesi ikinci sabahın fecri.. Karanlığın lûgatlarında yer bulamadığı nûr–efşan olan bunlardır.

Bir çarmıhta cildini yalayan alevlerle sarmaş-dolaş gördüğün an, hat hat yüzünün tebessümünde Hakk’ın rızasına erme sevinci parlar onların… Vahşet devirlerinin korkunç karanlıklar içinde devamlı helezonlar çizen o ebediyet yolcusu, vahşeti, vahşileri geçmiş o devrin görmez ve duymazlarını eğlendirmek için arenalarda, arslanların önünde, sonsuza eriş ve ebediyen var oluş îmaniyle gönlü intirah içindeydi.

Onlarda bir teessür vardı ve bunun günlerce burkuntular meydana getirdiği de olurdu, ama o kudsî teessürdü. Evet, yeme, içme gibi beşerî ihtiyaçları onlara unutturan, zevkin her çeşidini merdiven merdiven ayak altına aldıran bu teessür, ayanlardan ayanı gözsüzlere gösterme, kâlbsizlerin pinhan saydığı Mutlak Nur’u paslı gönüllere ulaştırma teessürü idi. Bu mevzuda onların bir feryadında bin melek âhı gizlidir; bir katrelerinde ummanlar çalkalanmaktadır.

151