İçeriğe geç
28. Bölüm

Ümit Tomurcukları

ÜMİT TOMURCUKLARI

Yüksek Îslâm Enstitüsü Talebelerine;

Bir kış gecesi kadar uzun, karanlık ve soğuk fetretten sonra, bir nevbahar elbette beklenmekteydi… O rüyayı sen gerçekleştirdin. Ümitlerin bitmek üzere olduğu demde, semamızdan kasvetli bulutları silip, hasret dolu kâlp dudaklarına tebessüm getirdin. Kadir bilmezlerin elinde değersiz emtia gibi atılıp itilen cihan değer hakikatlar, seni görmekle antikacısını bulmuş gibi dırahşân akisler arz etmeye başladılar.

Adın en ücre yerlere ulaştı… Şanın karanlığın ödünü kopardı, uğradığın yerlerde. Canı dudağına gelmişlere can, eli boynunda bedbinlere, dine hizmet şevkini ulaştırdın. Anadolu’nun taşına toprağına sinmiş mukaddes ruh, senin sayende, düşmanların işmizazına rağmen bir kere daha şehbal açtı ve bu uğurda adını ebedileştirecek âbideler ma’nâsına binlerce binalar kuruldu. Fecrindeki bu tarrakalar büyük bir toyun davul sesleri veya tül tül zuhur eden şafaklar arkasında, mevcudiyeti hissedilen gündüz ışıkları…

Şafağından ürken, gündüzüne tahammül edemeyen yarasaların şem’ini söndürmeye kanat çırpışları, seni yıldırmadı ve yıldırmayacak. Bizler, mağrur ve vakur âhenginde geçmişe ait çizgileri okuyabildiğimiz cephenin takallus ettiği gurur ve savletinin kırılmak istendiği şu günlerde, sesinin daha gür ve daha samimî çıkacağına katiyyen emin bulunmaktayız.

Uzak ve yakın bütün düşman dairelerin ifna etme politikalarına, âtıl hale getirme gayretlerine karşılık, göründüğün günden bugüne binlerce tepeyi aştın. Yüzbinlerce girdaba kement vurdun. Artık rüşdüne ermiş bulunduğun şu andan itibaren ruh ve gönlünü okşayan veya onları törpüleyen hiç bir kuvvet seni saptıramaz, hiçbir el ayağına zincir vurup esaret altına alamaz.

Bugünün sefalet nevhaları seninle dinecek, yarının ümit tomurcukları, âb-ı hayat olan nefesinle dirilecek.

166