İçeriğe geç

Yakın mesafeden bakıldığında bir tabloda göze çarpan mânâsız ve çirkin denebilecek gölgeler ve karanlık renkler, o tablodaki güzelliklerle birlikte ve bir bütün olarak değerlendirildiğinde, onların fuzulî bir ayıp ve kusur değil, tam aksine mânâlı bir âhenk ve güzellik içinde vazife yapmakta oldukları takdir edilecektir. Elverir ki, göz ve kafa sağlam olsun ve bakış mesafesi iyi ayarlanabilsin!..

8. Adalet, bir denge mânâsını ifade eder

Hayvana yüklenen heybe dengede olduğunda veya terazinin iki kefesi aynı hizada bulunduğunda, lügat mânâsıyla adalet yerine gelmiş demektir.

Allah âdildir ve dengeyi de bu adalet üzerine oturtmuştur. Atomlardan galaksilere, nebatlardan hayvanlara ve ondan insanlara kadar her varlığa lüzumu derecesinde ve yaratılışlarına uygun cihazlar verilmiştir. Bu verilenlerin mukabilinde ise kimsenin bir şey ödediği yoktur. Eğer adalet, almanın karşılığında aynı oranda olmak şartıyla vermek ve dengeli, karşılıklı mukabelede bulunmak ise, buyurun, Allah’ın size verdiklerinin karşılığını verin!

Mülk bütünüyle Allah’a aittir. Bizim payımıza düşen bir şey mi var? Allah’ın meccanen verdiklerine karşı verecek neyimiz var ki? Allah, “Kulum, üzerinde bulunan ve hayatında istifade ettiğin her şeyden kendine ait olan kısmı bir tarafa, Bana ait olanı da bir tarafa ayır.” diyecek olsa, herhâlde insanın payına düşen sadece bir “sıfır” olacaktır. Hatta sıfır bile, sahiplik ifade eden “Benim” ifadesine muhatap olmayacaktır. Öyleyse Mülk Sahibi’nin, kendi mülkündeki tasarrufuna karışma hak ve salâhiyetimiz yoktur. Ayrıca, karşılıksız verilenin ölçüsü ne olursa olsun, insana düşen sadece verilen kısma teşekkür borcunu îfa etmekten ibarettir.

43